YAZMAKSA AMAÇ.....

18/9/2008 - İNAN

Kategori: edebiyat

Ömre bedel yaşanmışlarım

Bir gün gelecek dediğim şeysin

Kederden ölmüyorum korkma

Yorucu anılarımı saklarken

Ve gömmüşken toprağa sevincimi

Bir gün çıkıp geleceğinden korkarak

Bir gün tekrar tekdüze geçmişimi silerek

Ve bir ömür boyu ümidi bekleyerek ölmekten korkuyorum

 

Bir gün geçmişi özlemek ister miyim bilmiyorum

Bir kıvrım günah hatırlamak

Veya bir o kadar sevap

Sana dair eskilerimi veya,

Korkma

Geleceğe saklıyorum seni

Ne konulacağı belli olmayan bir ad gibi

Heyecanla arıyorum seni

 

Korkutan bu aslında, ne demeliyim sana

Ancak bir kelimeden oluşan

Bir sevgili bir aşk nağmesi

Gönlüme dolan ve akan

Neyse diye başlayan kelimelere

Son veren adınla başlayan

Belki çiğ dediğimiz ilişkilere dalıp da

Ancak portrende göğün yedi rengini bulan

Sanırım bir o kadar yalan

Bir o kadar ziyan

Neyse diyorum yine sen aklıma düşünce

Kalbime düşmenin temennisiyle

Bütün hayata inat ve bütün gerçeklerimle

Gördüğüm ve yaşadığım koca dünya

Bu iki denklem üzerine...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/4/2008 - SEVMELER MÜBAH OLMALI

Kategori: gerekliler

 

Sevmeler mubah olmalı…

Sakin bir şehir, yalın bir geceye varmalı.

Tek başına yaşanmamalı aşk, sessizliğe gömülmemeli.

Ucu bucağı olmamalı özgürlüğün, gözlerde saklanmamalı…

 

Ben yanındayken hasretinin, pençeler bedenimi haykırışlarımsız.

Öfkesini kusarken, çırpınışlar sonuç bulmalı…

Kendini avutmaya bırakılmamalı yaşam,

Hiçbir mutluluk devretmemeli yenilere, sevinç gözyaşlarımsız…

 

Kaderine küserse sevda, görülmemişçesine,

Boyun eğmemeli prangalanıp, zincirlerle boğulup…

Parçalanmamalı gurur, sözlerin dilinden sakınıp.

Ayaklar altına alma cesaretini, esarete binme

Sevme hatalarını affına sığınıp…

 

Dünya karartılarla bozulursa, aşk mahpusluğuyla,

Kalbinle ışık tut zehir zemberek olmuş sevdalara, masumluğuyla.

Yanlış; yalnız sevgiliye öğüt vermekte,

Kendisinin durumunu görmezden gelmişliğinde, yobazlaşmışlığıyla…

 

Rüzgarlarla konuş, sana ne yapman gerektiğini onlar anlatsın.

Bırak kalbini avuçlarına, ona götürürler, onun avuçlarına, onunla yaşarsın.

İçinde hiçbir şüphe, merak, yankı, umutsuzluk olmasın.

Zaten korkmamalı, sarılmalı hayata, pes etmemeli,

Kendine güvenmeli, hasret beslemeli…

Ama ona yenilmemeli ki, sevdan avuçlarında parıldasın…

 

 

                                                                                       22 Ocak 2008  02:06

                                                                                             Cihan ÇİÇEK

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/3/2008 - ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ'NE

Kategori: edebiyat

 

Bir kurşun düştü önce ardından zehir

Bunca milleti görmek yüzyılda bir

Ne hakla istila edilir Çanakkale toprağı

Hiç düşünmeden kurdu düşman bu ağı

Ne Osmanlıydı amaç ne de Rus

Vahşete bu kadar boyun eğer mi bir ulus

Atıl sen de cepheye ama ne için

Bir ana yüreğini bitirir bu kadar nefret, kin

Küçük bir boğaz harbi gibi görünür çoğu millete

Ancak dışında olanlar dayanır bu illete

Dört yakandan sararken tüm dünya efradı

Küçük bir kara parçası ne kadar alsın ahı

Gavurlar girmek için başlarken saldırmaya

        Ne kadar güç vardı Elizabet’i durdurmaya

        Tüm yürek tüm millet tüm cephane erir

        Kimi ölüme gider kimi düşmana esir

        Çanakkale unutulmaz bir gün bitse de

        Anılmalı tüm milletçe ruh-ı sinede

        Tarihe şahit olan bunca topraklar

Suyla değil şehit kanıyla paklar

Ey şehidim şanlı geçmişim

Babam, dayım, oğlum eşim

Dün sen vardın tarihe altın yaldız vuran

Bu gün ancak senle milyonlar doğuran

Bir ana ki senin için ağlar

Bu şanlı zaferi ancak bir Türk anlar….

 

                                          Hikmet Gezer

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/2/2008 - BİR CÜMLEM KALMIŞTI

 

BİR CÜMLEM KALMIŞTI..

 

Bir cümlem kalmıştı sana kavuşmaya

Hava güzel anlamlı ve derindi

Uçuşan kağıtların tam vakti dedim kendime

Son cümlemin vakti geldi demlenmeye

Yalnızlık o kadar ağırdı ki gidişinle

Ama sevdiğini bilmek

Seninle yaşamayı istemek yetiyormuş

Bir eksik bir fazla ne fark eder derdin

Anlıyorum şimdi sözünü

Eksik bir son cümleye sığdırmak yersizdi seni

Bir eksik bir fazlaydı seni anlatışım

Hep fazlasını seçti rüzgar

Hep fazlayı uğuldadı kulağıma

Ve her seferinde seni düşürdü ağıma

 

Şimdi seni yazıyorum solmuş kağıda

Yılların eskittiği hamur gibi duygularım

Belki biraz körelmiştir, bilmem, bilemem

Sen ki ! yalnızlıktan korkan gün ışığım

Sen ki ! dünyada ahretle tanışığım...

 

                                           Fotoğraf : Remziye Sakin

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/12/2007 - ELİM HAYATIM

Eski bir istanbul sabahından kalıyorum

Sabah hep mağrur,

Eksilesi bir hayat

Ve ne vakit gelsen akla heyhat

Bir sende donuyorum

 

Eskimedin sen

İstanbul mu desem paris mi

Güzelliğin gelse de dile

En güzel yerimdesin yine

 

Gitme ufkun yarıldığı vakte

Susuz çöller saklı, bir bütün sahne

Gel demek ne kolay, na-mümkün

Sen gittin gideli bütün sonlar sözde

 

Ey peri güzel, ey şuh sevgili

Sana vermekte ancak sevgili seri

Ne vakit düşse de bendeki aşk

Bulamaz gönül senden başka dilberi

 

Bir enfaz üstü tütüyor yüreğim

Çekilmiyor yürek atım almış eğerim

Atla gel yüreğime eksik kalmasın kan

Korku senden hiddet senden koca bir elim

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

KELLEM KELLEM LA-FAİDE

Kategoriler

Arkadaşlarım

yansimalar
caglar
yunusevren
gokche
masal
yeniedebiyat
cekirge
dungeon dungeon
burcuboncuk
buzprens
sebnematay
whikery
klavyecini
servet53
Zeynep yeniLerdenim
caliente
battygirl
gulcinkuju
prettygirl
royalgirl
alparslansarp
fatossenoglu
fobe
cumhuriyethalkpartisi
sevdesevde