Sevmeler mubah olmalı… Sakin bir şehir, yalın bir geceye varmalı. Tek başına yaşanmamalı aşk, sessizliğe gömülmemeli. Ucu bucağı olmamalı özgürlüğün, gözlerde saklanmamalı… Ben yanındayken hasretinin, pençeler bedenimi...
Bir kurşun düştü önce ardından zehir Bunca milleti görmek yüzyılda bir Ne hakla istila edilir Çanakkale toprağı Hiç düşünmeden kurdu düşman bu ağı Ne Osmanlıydı amaç ne de...
Eski bir istanbul sabahından kalıyorum Sabah hep mağrur, Eksilesi bir hayat Ve ne vakit gelsen akla heyhat Bir sende donuyorum Eskimedin sen İstanbul mu desem paris mi Güzelliğin gelse de...
UNUTMAK DEDİĞİM ŞEYO DEĞİL ASLINDA SONBAHARA EĞİLDİĞİMKURU BİR YAPRAK GİBİBİR MEVSİM ARALIĞINA DÜŞMEK ASLINDA ÜSTÜME SOĞUKTAN GİYDİĞİMBİR ESKİ HIRKA GİBİVARLIĞINA ÜŞÜMEK ASLINDA UNUTMAK DEDİĞİM ŞEYYENİSİ...
İsmin neydi bilmiyorum.geriye sayım günleri bir dakika ertelenmeye görsün,birden ufacık bir çakıl taşı takılıverir insanın gözüne.bir olağanlık hissiyle nerden nereye derken, doğayla insan yaşamı, felsefe...
ya ben sana fazlayım ya sen bana az gelsem de koynuna taşar sığmaz bil ki ömredir her geçen vakit bir hayat verilmiş sonsuzluk nakit bozuk para misali harcanan hayat ne...
müziğe daldım kendimce en sessiz ve fikrimce söylerken nakaratı zikrimce sen olduğunu bilmedim oturdum kalktım yattım küfretmenin zevkini tattım bu ansız gidişe bahtım yol verdi de gitmedim hayatıma...
ışıklar yorgun tasarruf sınırını aşmış memleket bacalarda taze is kokusu gözler yorgun bir bardak çay uykusuzluga ortak olan ve bir ben gecede kalan sabah yorgun essem mi diye düşünen hava sadece ısıtmak...
bir musallanın en köşesinden bir yüreğin en dolgun toprağından alınmalıyım güller fazlalık bir nergisli sona nedir yaşamak bir eksik bir fazla musallaya giden yola dalmalıyım hepsi hepsi bir toprak olmalıyım; ...
Uzun zaman olmuş sana dokunmayalı, Uzun uzun ruhuna bakıp kaybetmeyeli kendimi, Hayli zaman dökememişim duygularımı kaleme Acı acı kıvranmayalı, gözyaşımı tutalı çok olmuş Seni başkasıyla görmeyeli, düşüncelerini öğrenmeyeli...
Zahir kaldı gözlerimin yaşı Efkarımın ucu gitmiş zaten Bir iğne başı dünyada Yalnızlığın engin yoldaş Yüzüm solgun elbise artığı Ellerimse ne olduğu belirsiz cetvel Bir giz varmış bu vücutta Nerede ne zaman...